BlackRock, yapay zekâ (YZ) ajanlarının stablecoin’ler ve blokzincirlere yeni talep yaratabileceğini, token’laştırılmış hesaplama gücünün ise bulut gelirlerinin 2030’a kadar 1,1 trilyon dolara koştuğu bir dönemde bambaşka bir piyasa açabileceğini öne sürüyor.
Öne Çıkanlar:
- BlackRock’a göre YZ ajanları, insanlar için değil makineler için tasarlanmış ödeme altyapılarına ihtiyaç duyacak; burada da başı stablecoin’ler çekecek.
- Şirket, YZ hesaplama kapasitesi üzerindeki hakların alınıp satılabilen dijital varlıklara dönüşmesini bekliyor.
- Ancak “ajanik” ödemeler ve hesaplama piyasaları henüz çok erken aşamada; likidite ve altyapı sınırlı.
BlackRock’un Stablecoin Tezi
Dünyanın en büyük varlık yöneticisi, “The Machine-Native Economy” (Makine-Doğumlu Ekonomi) başlıklı raporunda tezini ortaya koyuyor. Will Su, Robert Mitchnick, Jay Jacobs ve William Helm imzalı çalışmada, az insan müdahalesiyle plan yapıp işlem gerçekleştirebilen YZ ajanlarının, insanlara göre değil doğrudan makineler için tasarlanmış ödeme araçlarına ihtiyaç duyacağı savunuluyor. Yazarlar, burada stablecoin’lerin öne çıkacağını düşünüyor.
Rapora göre kart şebekeleri ve banka transferleri bugün bile önemli ölçüde otomasyonu kaldırabiliyor. Ancak hesap açılışında hâlâ insan onayı gerekebiliyor ve kart komisyonları, mikro ödemeleri ekonomik olmaktan çıkarıyor. Kart işlemlerinin kesinleşmesi ve itiraz süreçlerinin tamamlanması da zaman alıyor.
Raporda, dolaşımdaki stablecoin arzının Eylül itibarıyla 300 milyar doları aştığı belirtiliyor. Düzeltilmiş stablecoin işlem hacmi ise 2025’te 11 trilyon doları geçerek Visa ve Mastercard’ın yıllık hacimlerine kabaca yaklaştı. Yine de bu rakam, geçen yıl 93 trilyon doların üzerinde para aktaran ABD ACH havale sisteminin altında kalıyor. Buna karşılık stablecoin hacmi 2020–2025 arasında yılda ortalama yaklaşık %80 büyürken, ACH tarafında büyüme yaklaşık %8,5 ile sınırlı kaldı.
Ayrıca Oku: Dogecoin Ayı Baskısını Kırarken Büyük Token’ların Tamamını Solladı
Token’laştırılmış YZ Hesaplama Piyasası
Yazarların işaret ettiği ikinci büyük alan ise YZ sistemlerini eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan hesaplama gücü. Raporda atıf yapılan analist tahminlerine göre Amazon Web Services, Microsoft’un Intelligent Cloud birimi ve Google Cloud’un birleşik bulut geliri 2030’da yaklaşık 1,1 trilyon dolara ulaşabilir; bu da 2025 sonrası için yıllık bileşik %29’luk bir büyüme anlamına geliyor.
BlackRock’ın değerlendirmesine göre, bu kapasite üzerindeki standartlaştırılmış haklar token’laştırılarak zincir üzerinde devredilebilir, teminat gösterilebilir ve takas edilebilir. Böylece YZ ajanları, fiyat, gecikme süresi ve lokasyona göre farklı sağlayıcılar arasında hesaplama gücü “alışverişi” yapabilecek. Rapor, Stripe’in Ağustos ayında OpenRouter’ı satın almasını bu dönüşümün erken işaretlerinden biri olarak gösteriyor.
Ağ trafiği arttıkça, özellikle Ethereum (ETH) gibi ağlarda blok alanına olan talebin yükselmesiyle yerel token’ların da değer kazanabileceği vurgulanıyor.
Yazarlar yapay zekâyı “dijital varlık benimsenmesi için yapısal bir katalizör” olarak tanımlıyor ve yatırımcıların YZ–kripto bağlantısını hâlâ yeterince fiyatlamadığını savunuyor. Öte yandan, ajanik ödeme hacminin ve hesaplama piyasası likiditesinin bugün için oldukça sınırlı olduğuna da dikkat çekiyorlar.
Brian Armstrong’un YZ–Kripto Argümanı
Aynı anlatıyı, kripto şirketlerinin üst düzey isimleri de aylardır öne çıkarıyor. Coinbase CEO’su Brian Armstrong, 26 Temmuz tarihli bir gönderisinde, YZ’nin kriptonun önemini artırdığını çünkü yazılım ajanlarının banka hesabı açamayacağını veya günlerce banka havalesi bekleyemeyeceğini yazdı.
Armstrong, Coinbase’in x402 protokolü, Base ağı ve USD Coin (USDC) sayesinde ajanik ödemelerin büyük kısmının çalıştığını belirtti. BlackRock raporunda da x402, makineler arası hızlı ödemeler için potansiyel bir standart olarak öne çıkarılıyor.
Sıradaki Haber: OpenAI Faces British Columbia Lawsuit Over 8-Victim School Shooting

