İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey, yapay zekâya ilişkin resmi düzenlemelerin ortaya çıkmasından önce kapsamlı ve sıkı test süreçlerinin devreye alınması gerektiğini, riskler büyürken de otoritelerin müdahale gücünü korumasının şart olduğunu söyledi.
Öne çıkanlar:
- Bailey, yapay zekâ kaynaklı risklerin hızla arttığını ancak politika yapıcıların, önce kırılganlıkları tespit edip buna göre bir çerçeve kurması gerektiğini savunuyor.
- Teknolojinin devreye alınmadan önce ve sonra yoğun biçimde test edilmesini, bununla birlikte net güvenlik frenleri ve güvenilir insan müdahalesi noktaları oluşturulmasını istiyor.
- Açıklamaları, büyük yapay zekâ şirketleriyle ABD yönetimi arasında gönüllü önlemler, yavaşlatılmış geliştirme ve gelecekteki regülasyon tartışmalarının hızlandığı bir döneme denk geliyor.
Bailey’den “önce test, sonra regülasyon” vurgusu
Bailey, yaptığı açıklamada yapay zekâ risklerinin “gerçek ve giderek daha önemli” hale geldiğini, buna karşın politika yapıcıların, sistemlerin nerede ve nasıl hata verebileceğini önceden tespit edip, ancak bunun ardından resmi kuralların nasıl işleyeceğine karar vermesi gerektiğini belirtti. “Benim görüşüme göre, başlanacak yer regülasyonun kendisi değil,” ifadesini kullandı.
Bailey, toplumun ileri seviye yapay zekâ etrafında sınırlar koyma kapasitesini koruması gerektiğini vurguladı. Bunun için de teknolojinin hem devreye alınmadan önce hem de sonrasında titiz testlerle sınanarak zayıf noktaların açığa çıkarılması ve güvenlik önlemlerinin olası arızaları ne ölçüde sınırladığının görülmesi gerektiğini söyledi. Gelişimin tamamen yasaklanmaması gerektiğini, zira “potansiyel getirilerin muazzam” olduğunu ekledi.
Birleşik Krallık, bu amaçla Yapay Zekâ Güvenlik Enstitüsü’nü kurmuş durumda. Bailey, bu kurumun yapay zekâ güvencesi için bilimsel ve teknik temeli oluşturduğunu, ancak “ilerleme hızının artması gerektiğini” yazdı. Beklenmedik model davranışlarının test sürecinin başarısızlığını değil, testlerin niçin vazgeçilmez olduğunu gösterdiğinin altını çizdi.
Ayrıca Oku: Ripple, Brezilya'nın CSD BR Kurumuna Fon Sahipliğini Halka Açık Blokzincire Taşımada Destek Veriyor
OpenAI ve güvenlik tartışması
OpenAI ve Anthropic dâhil önde gelen yapay zekâ şirketleri, sistemlerin kapasitesi arttıkça daha güçlü güvenlik bariyerleri ve uluslararası düzeyde eşgüdümlü risk değerlendirmeleri talep ediyor. OpenAI kısa süre önce, güvenlik kaygılarını gerekçe göstererek en yeni yapay zekâ modelini piyasaya sürmeme kararı aldığını duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump, Çin’le yarışta ABD’nin hız kesmesi yönündeki çağrıları reddetti ve “Yapay zekâyı kim kazanırsa, yarışı o kazanır” dedi. 29 Eylül’de Beyaz Saray’da büyük teknoloji şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle yaptığı toplantı sonrasında, katılımcıların “ahlaki bağlayıcılığı olan” ve bir tür “koruma” sağlayan bir yapay zekâ belgesi imzaladıklarını açıkladı.
Bu mutabakat uyarınca, katılan şirketler geliştirdikleri teknolojinin güvenliğinden doğrudan sorumlu tutuluyor. Bailey’nin yaklaşımı ise ağırlık noktasında farklılaşıyor: Önce kapsamlı testlerle nerede ve nasıl müdahale gerektiğinin belirlenmesini, ancak bu temel üzerine ileri aşamada daha resmî ve ayrıntılı bir regülasyon mimarisi kurulmasını savunuyor.
Tartışma, son haftalarda model geliştirme hızının artması ve denetim mekanizmalarına ilişkin daha çetrefilli soruların gündeme gelmesiyle birlikte ivme kazandı. Bailey’nin son çıkışı; sektörden gelen koordineli güvenlik çağrılarını, OpenAI’ın bir modeli geri tutma kararını ve Beyaz Saray’ın şirket öncülüğünde gönüllü kontrolleri öne çıkaran çizgisini takip ediyor.
Sırada Oku: Altcoinler Vadeli İşlem Açık Pozisyonlarının %41'ine Ulaştı, Spot Hacim Bitcoin'in 4 Katına Çıktı

