Blockchain Association, ABD Hazine Bakanlığı’na gönderdiği 26 sayfalık mektupta, muğlak GENIUS Act stablecoin düzenlemelerinin DeFi yazılımlarını ve sıradan kripto yatırımcılarını da kapsayarak aşırı geniş bir alana yayılabileceği uyarısında bulundu.
Öne çıkan başlıklar
- Dernek, Hazine’nin temel yaklaşımını desteklerken dijital varlık hizmet sağlayıcısı tanımının daraltılmasını talep ediyor.
- İkincil piyasadaki işlemlerin, izinsiz stablecoin ihraçlarından dolayı cezaî sorumluluk yaratmaması gerektiğini savunuyor.
- Mektuba göre platformlar, yabancı stablecoin ihraççılarını tararken kamu otoritelerinin yayımladığı resmi listelere dayanabilmeli.
Blockchain Association’ın mektubu
Dernek, görüş yazısını kamuoyu istişare sürecinin son günü olan pazartesi günü sundu. Kapanan süreçte toplam 123 yorum iletildi. Hazine’nin önerisi, ABD’de ödeme amaçlı stablecoin’leri kimin ihraç edebileceğini, sunabileceğini ve satabileceğini belirleyen GENIUS Act’in 3. maddesini hayata geçiriyor. 18 Temmuz 2025’te imzalanan yasa, 18 Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Association, düzenlenmiş ve rezerv destekli stablecoin’lere odaklanan Hazine hedefini genel hatlarıyla desteklerken, “dijital varlık hizmet sağlayıcısı” tanımının daha net ve sınırlı hale getirilmesini istiyor. Önerilen tanımın, yalnızca müşterilere hizmet veren işletmeleri kapsaması; kendi kendine saklama (self-custody) yazılımlarını, doğrulayıcıları (validator) ve yalnızca kendi portföyü için işlem yapan şirketleri dışında bırakması talep ediliyor.
Ayrıca bkz.: Bitcoin 80.000 doları koruyor: 87.000 dolara meydan okuma öncesi mola mı?
GENIUS Act kapsamında sorumluluk
Yasaya göre, izinsiz stablecoin ihraçlarına “bilerek” katılmak, ihlal başına 1 milyon dolara kadar para cezası ve beş yıla kadar hapisle sonuçlanabiliyor. Dernek, sıradan yatırımcıların ve piyasa yapıcıların yürüttüğü ikincil piyasa işlemlerinin bu kapsamda “katılım” sayılmaması gerektiğini savunuyor. X platformunda yayımladıkları mesajda, “Mektubumuz, nihai kuralın Kongre’nin yazdığı metne sadık kalması için sınırların netleştirilmesini hedefliyor” ifadeleri yer aldı.
Blockchain Association’a göre cezaî sorumluluk, ancak ihraççıyla koordineli şekilde, bilerek ve kayda değer ölçüde yardım sunulduğunun kanıtlanması halinde doğmalı.
Yabancı stablecoin’ler için çerçeve
Dernek, birçok kripto borsasının denizaşırı stablecoin ihraççılarıyla doğrudan bir ilişkiye sahip olmadığına dikkat çekerek, platformlara açık uçlu bir “inceleme yükümlülüğü” getirilmesine karşı çıkıyor. Mektup, borsaların, yabancı stablecoin’leri listelerken başta merkez bankası ve piyasa denetçileri olmak üzere kamu otoritelerinin tuttuğu resmi listeleri esas alabilmesini; ancak bir ihraççının kurallara uyamayacağının bilindiği durumlarda harekete geçme yükümlülüğünün korunmasını öneriyor.
Mektup ayrıca Hazine’den, ABD muhataplarını tespit için öngörülen “makul şekilde inanma” testini terk etmesini talep ediyor. Gerekçe olarak, herkese açık (permissionless) protokollerde çoğu zaman cüzdan adresi dışında hiçbir karşı taraf bilgisinin görülememesi gösteriliyor.
Association, taslaktaki ucu açık “işlevsel eşdeğer” testinin de kaldırılmasını ve uyum maliyetlerine ilişkin hesapların yeniden yapılmasını istiyor. Yürürlük tarihleri açısından da, bu taslak düzenlemelerin GENIUS Act kapsamındaki diğer kurallarla uyumlu hale getirilmesi çağrısında bulunuyor.
Ekim tarihli bu başvuru, derneğin 21 Ağustos’ta gönderdiği ve Financial Crimes Enforcement Network, Federal Reserve ile üç diğer kurumun GENIUS Act kapsamında stablecoin ihraççıları için önerdiği müşteri tanı (CIP) kurallarını desteklediği önceki mektubun devamı niteliğinde.
Söz konusu ilk mektupta, kimlik tespit yükümlülüğünün ihraççı ile nihai müşteri arasındaki doğrudan ilişkiyle sınırlandırılmasından memnuniyet duyulduğu belirtilmişti. Fed dahil birçok düzenleyici kurum, aynı yasa kapsamındaki diğer alanlar için de kendi taslaklarını yayımlamış durumda.
Sıradaki haber: Kriptodaki yüzde 39,6’lık ralliye rağmen spot alıcılar aynı hızda artmıyor
